Dr. Ahmet Acar Sedef Hastalığı (Psoriasis) Nedir? Belirtileri ve Tedavileri

Sedef Hastalığı (Psoriasis) Nedir? Belirtileri ve Tedavileri

Görüntüsüyle insanların psikolojisini çok etkileyen ve toplumda sık rastlanan bir deri hastalığıdır. “Adı çıkmış dokuza inmez sekize” atasözünün çağrıştırdığı şekilde halk arasında maalesef yanlış bilinen ve neredeyse tedavisinin yok zannedilebildiği bir hastalık olması bakımından da önemlidir. Oysa ki daha kolay tedavi edilebilen ve kontrol altına alınabilen sedef hastalığı türleri yaygın yerleşimli ve tedavisi uzun süren tiplere göre daha fazla karşımıza çıkmaktadırlar. Ancak hastalığın alevlenme ve gerileme özelliği olabildiği için belirtiler geçtikten sonra tekrarlayıp tekrarlamayacağı konusunda kesin konuşulamaz. Çünkü bu durumu etkileyen ve her kişi için değişik olabilen farklı sebepler vardır. Diğer yandan yatarak tedavi mecburiyeti bazı durumlarda gerekli olmakla beraber zannedildiği kadar sık değildir.

 

İnsanların hastalığın bulaşıcı olduğunu sanmaları sedef hastalarının üzerinde olumsuz bir etki bırakabilmektedir. Bu nedenle toplum tarafından hastalığın bulaşıcı olmadığının bilinmesi önemlidir. Kişilerin psikolojik durumu hem hastalığı başlatan sebepler arasında önemli bir yer işgal eder hem de hastalığın süresini ve şiddetini etkiler. Bu yüzden aile ve çevrenin yaklaşımı da tedavinin seyrini etkileyebilir.

 

Sedef hastalarının tipine ve kişinin bünyesine göre uygulanacak tedavilerle hastalık tam ya da kısmi şekilde kontrol altına alınabilmektedir.

Sedef Hastalığı Nedir?

Çok farklı görünümlerle karşımıza çıkabilen, derinin her yerinde görülebilme ihtimalinin yanı sıra tırnak ve eklemlere yerleşebilen, üzerinde sedefe benzeyen kepekli, kızarık kabarıklıklarla kendini gösteren bir deri hastalığıdır. Hastalık genellikle alevlenme ve gerileme dönemleri ile karşımıza çıkar. Bu dönemlerdeki tedavi yaklaşımları ve seçenekleri de farklılık gösterir.

Sedef Hastalığının Görülme Sıklığı Nedir?

Toplumlara göre değişmekle beraber ortalama %2 civarındadır. Kadın ve erkeklerde görülme sıklığı aynıdır. Her yaşta görülebilir. En sık 10-35 yaş arasında görülür.

Sedef Hastalığının Sebepleri Nelerdir?

Genetik Faktörler

Sedef hastalığı ile ilgili bilinen ve bilinmeyen hususlar mevcuttur. Bir çok hastada birinci derecedeki akrabalarda sedef hastalığının varlığı kalıtsal geçiş ihtimalini düşündürtmektedir. Bu durum bütün hastalar için geçerli değildir. Yani akrabaların bir ya da birkaçında sedef hastalığı hikayesi olan vaka sayısı azımsanmayacak miktardadır. Genetik olarak hastalık değil hastalığa yatkınlık geçmekte ve tetikleyici unsurların etkisiyle sedefin başladığı kabul edilmektedir.

Psikolojik Sebepler

Depresyon, anksiyete, sevgi eksikliği, fobi gibi psikolojik sebepler hastalığın başlamasında rol oynayabildiği gibi nükslere, alevlenmelere ve hastalığın uzamasına da yol açabilir.

Sedef Hastalığını Tetikleyen Sebepler

Aşağıda belirtilen sebeplerin sedef hastalığında sık karşılaşılan tetikleyiciler olduğu düşünülmektedir;

  • Mekanik travmalar
  • Kimyasal tahrişler
  • Diş çürüğü, üst solunum yolu enfeksiyonu gibi bölgesel enfeksiyonlar
  • Kuvvetli güneş ışığına maruz kalmak
  • Sistemik virüs ve bakteri enfeksiyonları
  • Beslenme hataları
  • Bazı ilaç kullanımları
  • Uygulanmakta olan sistemik kortikosteroid tedavisinin aniden kesilmesi
  • Deri kuruluğu

Sedef Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

Çok farklı tipte belirtilerle karşımıza çıkabilmektedir. Kimi hastada bölgesel ve sınırlı olup günlük yaşantıyı fazla aksatmayan tarzda iken kimisinde tüm vücuda yayılan tarzda görülebilmektedir. Şiddetli seyirli türler fonksiyonel ve psikolojik olarak da hastaları olumsuz etkilemektedir. Bu hastaların tedavileri de daha özen gösterilmesi gereken ve hastaneye yatmayı gerektirebilen tarzda olup daha uzun sürmektedir.

 

Sedef hastalığında deri döküntüleri büyüklük ve şekillerine göre isimlendirilir.

  • Nokta gibi (1-2 mm) olanlar ‘Punktat Psoriasis’
  • Damla gibi (3-10 mm) olanlar ‘Guttat Psoriasis’
  • Para gibi (1-3 cm) olanlar ‘Numuler Prosiasis’
  • El ayası gibi (5-10 cm) olanlar ‘Plak Psoriasis’
  • El ayasından büyük olanlar ‘Plakart Psoriasis’
  • Vücudun tümüne yayılanlar ‘Üniversal Psoriasis’
  • Tam veya yarım halka şeklinde olanlar ‘Annüler Psoriasis’
  • Kenarları girintili çıkıntılı düzensiz olanlar ‘Proriasis Geographica’

 

Bazen benzer büyüklükteki sedef döküntüleri bütün vücutta yaygınken bazen değişik büyüklüktekiler bir arada bulunur. Aynı zamanda vücuttaki yerleşim yerleri açısından çok farklı döküntü kombinasyonları şeklinde de karşımıza çıkabilir.

 

Her zaman olmamakla beraber bazı hastalarda kaşıntı ve yanma gibi belirtiler olabilir. Ayrıca terlemede azalma ya da kaybolma olabilir.

 

Sedef hastalığının, görünümleri, yerleşim yerleri ve seyrine göre de farklı tipleri vardır;

 

Klasik Tip Sedef Hastalığı (Psoriasis Vulgaris): Deri seviyesinde ya da biraz kabarık, pembe kırmızı renkte, keskin sınırlı, üzerinde sedefe benzeyen beyaz kepekleri olan plaklarla kendini gösterir. Kepekler plağı tam örtmeyebilir. Kepekler kurudur ve kolay dökülür. Kazındığında ortaya çıkan belirti mum lekesinin kazınmasındaki görüntüye benzetilir. Kazımaya devam edilirse küçük kırmızı kanama adacıkları ortaya çıkar.

 

Başlangıçta küçük birkaç milimetrelik kızarıklık şeklinde iken sonradan kepekler gelişir. Lezyonlar yavaşça genişler.

 

Çocuklarda başlangıç genellikle gövde, saçlı deri, kol, bacak olup lezyonlar 1-10 mm büyüklüğündedir.

 

Yetişkinlerde geniş plak yapma eğilimi olup en sık diz, dirsek, kuyruk sokumu ve saçlı deride başlar. Daha nadiren kıvrım yerleri, el içi ve tırnaklarda başlayabilir. Genellikle simetrik yerleşimlidir. Yani vücudun her iki tarafında benzer dağılımlar gösterir.

 

Sedef hastalığı aşağıda belirtilen bölgelere yerleşebilir;

 

Saçlı Deride Sedef Hastalığı: Tek başına ya da diğer bölgelerle birlikte olabilir. Kırmızı, bazen kaşıntı olabilen, deriden belli bir kabarıklığı olan, üzeri kepekli plaklar tarzındadır. Genellikle yaralar kılların çıkışını engellemez.

 

Yüzde Sedef Hastalığı: Genellikle nokta ve damla benzeri döküntüler şeklindedir.

 

Gövde, Kol ve Bacaklarda Sedef Hastalığı: Görünümleri yukarıda belirtilen her bir farklı büyüklük ve şekildeki döküntülerin tek başına ya da değişik kombinasyonları halinde görülebilir.

 

El İçi-Ayak Tabanı Sedef Hastalığı (Palmo Planter Psoriasis): Genellikle kepek hakimdir. Kızarıklık bulunmayabilir. Kepekler bazen çok kalınlaşabilir.

 

Kıvrım Bölgelerinin Sedef Hastalığı (Fleksural Psoriasis = İnvers Psoriasis): Sedef hastalığı koltuk altı, kasık, meme altı, diz arkası vb. bölgelere yerleşince değişik şekilde görülür. Nemden dolayı kepek fark edilmez. Parlak kırmızı, keskin sınırlı, normal deriden daha kalınca (infiltre) plaklar vardır.

 

Sedef Hastalığının Mukoza Yerleşimi: Çok nadir olup tartışmalıdır. Ancak penis başı (Glans Penis) gibi yarı mukozalarda sıkça yerleşir.

 

Sedef Hastalığında Tırnak Tutulumu (Tırnak Proriasisi): Sedef hastalığında tırnak yerleşimi olguların %10-50’sinde görülür. Bazen yalnızca tırnak yerleşimi olup başka deri bölgesinde hastalık belirtisi görülmez. Tırnak tutulumu, eklemlere yerleşen sedef hastalığına daha sık eşlik eder.

 

Aşağıdaki şekillerde tırnak bozuklukları olabilir;

  • Yüksük tırnak: Tırnak üzerinde terzi yüksüğü gibi çukurcuklar oluşur
  • Genellikle sarı-kahve rengi olmak üzere tırnak yatağında renk değişikliği bulunabilir
  • Tırnağın yatağından ayrılması (onikolizis): Tırnak plağı beyazlaşır ve tam olmayan bir ayrılma olur.
  • Tırnak altı kalınlaşma (subungual keratoz): Beraberinde gümüşi ya da sarımtırak yağlı görünümde renk değişikliği gösterir.
  • Tırnak yatağı anomalileri oluşabilir.
  • Tırnakta kalınlaşma ve deformite: Çeşitli tiplerde tırnak şekil bozuklukları oluşabilir.
  • Splinter hemoraji: Boyuna çizgiler halindedir ve kıymık batmış görünümü verir.

 

Göz Çevresinde Sedef: Genellikle damla benzeri döküntüler gösterir. Gözlerde sulanma ve kuruluk gibi problemlere yol açabilir.

Sedef Hastalığının Seyri Nasıldır?

Sedef hastalığı hastadan hastaya farklılıklar gösterir. Bir bölgede uzun süreli kalabilir. Bazı hastalarda tetikleyici sebeplerle aniden alevlenme oluşabilir. Bir çok kişide inatçı ve tekrarlama eğilimi gösterir. Kimi zaman tam iyileşme de gerçekleşebilir. Bazen aşağıda bahsedilen atipik (olağan dışı) şekillere dönüşüm ya da sekonder enfeksiyon (bakteri, mantar ilavesi) oluşabilir.

Sedef Hastalığının Sıra Dışı Formları (Atipik Psoriasisler) Nelerdir?

Daha çok hastalığın alevlenme dönemlerine giren ve yayılma eğilimi gösteren yani stabil olmayan şekillerden gelişir. Daha ağır ve inatçı seyreden tablolardır. Başlıca 3 şekli vardır;

1. Eritrodermik Psoriasis

Bütün vücut baştan ayağa kırmızı ve kepeklidir. Hastanın genel durumu bozuktur. Yüksek ateş bulunabilir. Sıvı elektrolit dengesi bozuktur. Bu dönemde mutlaka yatarak tedavi görmelidir. Sıvı elektrolit dengesi düzenlenmeli ve protein kaybı yerine konmalıdır.

2. Püstüler Psoriasis (Cerahatli Sedef Hastalığı)

Mikroplu olmayan cerahatlerle seyreden inatçı bir şekildir. 2 tipi vardır;

Yaygın Cerahatli Sedef Hastalığı (Generalize Püstüler Psoriasis)

Yaygın kızarık bir zeminde mikroplu olmayan cerahatler, yüksek ateş ve zaman zaman gelen ataklarla seyreden ağır bir sedef hastalığı şeklidir. Kesin nedeni bilinmese de bazı tetikleyicilerden bahsedilebilir. Bunlar; enfeksiyon hastalıkları, diyabet, gebelik, psikolojik sebepler, bağışıklığı zayıflatan durumlar, tahriş edici kimyasallara maruz kalmak, aşırı güneş ışığına maruz kalmak, bazı ilaç kullanımları gibi sebeplerdir.

 

Her yaşta görülebilmekle beraber en sık orta yaşta görülür. Sedef hastalarının içinde %1 gibi çok küçük bir oranda rastlanmaktadır. Ateş, üşüme, titreme, halsizlik, eklem ağrısı eşlik edebilir. Üzerine enfeksiyonlar ilave olabilir.

 

Hastane ortamında yatırılarak tedavi edilmelidir. Her türlü stres ve tahrişten korunmalıdır. Başka dahili problemleri ya da enfeksiyonu varsa tedavi edilmelidir.

El İçi Ayak Tabanını Tutan Cerahatli Sedef Hastalığı (Palmo Planter Püstüler Psoriasis = Lokalize Tip)

El içi ayak tabanına yerleşen, uzun süreli, inatçı, mikropsuz cerahatlerle seyreden şekildir.

 

Genellikle yetişkinlerde ve kadınlarda sıktır. Tedaviye direnç gösterme eğilimi fazla olan bir tiptir.

3. Psoriatik Artrit

Sedef hastalığının eşlik ettiği, iskelet sisteminin kronik seyirli, iltihaplı eklem romatizmasıdır. Sedef hastalarının yaklaşık %5’inde görülür. Kalıtsal faktörlerin rol oynadığı düşünülmektedir. Bazı vakalarda çevresel faktörler de etkilidir.

 

En sık 20-40 yaşları arasında her iki cinste görülebilir. Genellikle önce deri belirtileri görülüp eklem belirtileri aylar ya da yıllar sonra ortaya çıkar. Nadiren tersi olabilir.

 

Çeşitli tiplerde eklem yerleşimleri olabilir;

  • Çoğunda asimetrik, az sayıda (2-3) eklem tutulması
  • Çok sayıda (5’ten fazla) eklemin simetrik tutulması
  • Uçtaki parmak eklemlerinin (distal interfalangial) tutulması
  • Az sayıda hastada ağır şekil bozukluğu ve eklem erimesi ile seyreden çoklu eklem iltihabı (poliartrit)
  • %20 olguda omurga tutulumu (sakroileit ve/veya spondilit)

Sedef Hastalığının Tedavisi Nasıldır?

Genellikle uzun süreli, güvene ve sabra dayalı bir tedavi süreci gerektirir. Hastalığın bulaşıcı olmadığını bilmek önemlidir. Hastalığın nüksedebilme özelliği, tetikleyici faktörlerle alakalı önlem almanın önemini arttırır. Tetikleyici faktörlerin içinde hastanın psikolojisi öncelikli önem arz eder. Gereken vakalarda uygun süreli psikolojik yardım alınabilir.

 

Her hastanın özelliği ayrıdır. Ayrıntılı anamnez (hastanın geçmiş öyküsünün değerlendirilmesi) ve muayene bulgularıyla dermatoloji uzmanı hastayı değerlendirir ve o anki durumuna özgü bir tedavi programlar. Şifa; uygun hastada, uygun ilaçların, uygun şekilde, uygun dozda ve uygun sürelerle kullanımı ile gerçekleşebilir.

 

Sedef hastalarında çok farklı tip ve şiddetteki vakaların tedavileri farklılıklar içerir. Çoğu vakada ayaktan, sabırlı takiplerle hastalık kontrol altına alınabilir. Daha az sayıdaki atipik (olağan dışı), yaygın ve sistemik (tüm vücudu ilgilendiren) belirtilerle seyreden şekillerde hastayı tam teşekküllü bir hastaneye yatırmak ve sistemik tedavilerle birlikte şifayı sağlamaya çalışmak uygundur.

 

Daha sık rastlanan bölgesel yerleşimli ve stabil seyreden hastalarda öncelikle harici ilaçlar ve uygun deri nemlendirme yöntemleri ile başlanır. Gerektiğinde basamak tedavisi denilen ve ihtiyaç duydukça eklenen yeni harici ve dahili tedavilerle hastalık kontrol altına alınıp geriletilebilir. Beraberinde kişilere uygun bir beslenme rejimi ve çevresel faktörlerin ayarlanması gerekir.

 

Tetikleyici unsurlarla ilgili bilgilendirme ve sıkı takip gerekmektedir. Bütün bu süreçlerde iyi bir hasta hekim diyaloğu ve sabırlı olmak çok önemlidir. Sonuca ya hep ya hiç düşüncesi ile yaklaşılmamalıdır. Tam şifanın gerçekleşemediği durumlarda dahi ciddi gerileme ve iyileşme halinin elde edilebildiği unutulmamalıdır.

 

Sedef hastalığı (psoriasis) bir deri hastalığıdır ve dermatoloji biliminin ışığında her hasta için yapılabilecek şeyler dermatoloji hekimlerince uygulanmaktadır. Maalesef az sayıdaki tedavisinde zorluk çekilen sedef hastaları, zaman zaman tıp dışı tedavi görünümlü uygulamalardan medet ummakta, bu durumlar da ciddi komplikasyonlar ve alevlenmelere yol açabilmektedir.

 

Günümüzde geldiğimiz nokta itibari ile tıp biliminin sedef hastalarına sunabildiği çok sayıda tedavi seçeneği bulunmaktadır. Pek kıymetli hastalarımızın tedavileri ve ileriki yıllardaki yaşam konforları açısından umutlu ve moralli olmalarını sağlayacak bir çok sebep mevcuttur.

Dr. Ahmet Acar

Dr. Ahmet ACAR

Dermatoloji Uzmanı

İstanbul Tıp Fakültesinden mezun olduktan sonra Uludağ Tıp Fakültesinde Dermatoloji, Alerji ve Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar üzerine 7 yıl süren Doktora ve üzeri çalışmalar yaptı.

1994’ten beri Sakarya’da Dermatoloji (Cildiye) Uzmanı olarak çalışan Dr. Ahmet Acar 33 yıllık meslek hayatı boyunca üniversite, devlet hastanesi, özel muayenehane hekimliği tecrübelerinin sağladığı birikimle hizmetlerine devam ederken tüm deri hastalıkları ve zührevi hastalıkların tedavilerini gerçekleştirmektedir. Bununla birlikte yüz gençleştirme, estetik lazer yöntemleri, cilt bakımları ve HPV tedavileri en çok hizmet verdiği alanlardır.

En çok okunanlar

UYUZ HASTALIĞI NEDİR? UYUZ NASIL BULAŞIR? BELİRTİLERİ VE TEDAVİSİ

KRİYOTERAPİ NEDİR? AVANTAJLARI VE TEDAVİ BAŞARISI

Dr. Ahmet Acar  - Hakkında

Dr. Ahmet ACAR

Dermatoloji Uzmanı

İstanbul Tıp Fakültesinden mezun olduktan sonra Uludağ Tıp Fakültesinde Dermatoloji, Alerji ve Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar üzerine 7 yıl süren Doktora ve üzeri çalışmalar yaptı.

1994’ten beri Sakarya’da Dermatoloji (Cildiye) Uzmanı olarak çalışan Dr. Ahmet Acar 33 yıllık meslek hayatı boyunca üniversite, devlet hastanesi, özel muayenehane hekimliği tecrübelerinin sağladığı birikimle hizmetlerine devam ederken tüm deri hastalıkları ve zührevi hastalıkların tedavilerini gerçekleştirmektedir. Bununla birlikte yüz gençleştirme, estetik lazer yöntemleri, cilt bakımları ve HPV tedavileri en çok hizmet verdiği alanlardır.

Dr. Ahmet Acar - Logo
Dr. Ahmet Acar - Deri hastalıklarının tedavisi dermatoloji uzmanının işidir.