Dr. Ahmet Acar Çıban Nedir? Çıban Neden Çıkar? Belirtileri ve Tedavisi

Çıban Nedir? Çıban Neden Çıkar? Belirtileri ve Tedavisi

Çıban dünyanın her bölgesinde ve yaş grubunda çok sık görülmesine rağmen yeterince önemi anlaşılmamış hastalıklardandır. Bu nedenle insanlar arasındaki yaygınlığı daha da artmakta, yaşam kalitesinin azalmasına ve iş gücü kaybına yol açmaktadır. Toplumun hastalıkla ilgili bilinçlenmesi çıbanın görülme sıklığının azalmasını sağlayabilir. Ağrı ve halsizliğe yol açması kişinin günlük fonksiyonlarını her zamanki gibi yerine getirmesini engeller. İlerlediğinde de tamamen yatmak zorunda bırakabilir. Bu yüzden erken tanı ve tedavisi önemlidir.

Çıban Nedir?

Tıp dilinde ‘fronkül’ denilen çıban ‘stafilokok’ cinsi bir bakterinin oluşturduğu deri enfeksiyonudur. Kızarık, ağrılı, yuvarlak şişliklerle kendini gösterir. ‘Kıl folükülü’ adı verilen derinin kılı çevrelediği cepçiklere giren bakteri iltihabı başlatır. Vücudun savunma mekanizmasına ait kan hücreleri burada birikir. Başlangıçta küçük bir sivilce tarzında başlayan çıban giderek büyür. Dokunulduğunda lastik topa dokunma hissi veren kızarık bir kitleye dönüşür. Kitlenin ortasında beyaz, sarı ya da bej renkte bir uç görülür.

Çıban ile Sivilcenin Farkı Nedir?

Ortasında kılın bulunduğu deri cebinin yüzeysel iltihaplanmasına sivilce denir. Sivilcenin çapı genellikle 1-5 mm arasındadır. Sivilce ölü dokular, iltihap hücreleri ve yağ artıklarının birikmesiyle büyüyüp derinleşince apse şeklinde bir iltihabi kitle oluşur. Bu sivilcenin derinleşmiş hali olan kitleye çıban denir. Yani çıban çok daha büyük, ağrılı, cerahatli, derin ve daha ciddi bir enfeksiyondur. Çıban alt deride de yıkıma yol açtığı için iz bırakarak iyileşir. Bu yüzden sivilce aşamasında müdahale edilerek erken tedavi edilen hastalar iz bırakmadan iyileşebilirler.

Çıban Belitleri Nelerdir?

Çıbana sebep olan bakteri girdikten sonra başlangıçta küçük yüzeysel bir sivilce oluşur. Bu sivilce, ortasında kılın bulunduğu 1-5 mm çapında kızarık, hafif ağrılı bir şişliktir. Zamanla büyüyerek ve derinleşerek 1-5 cm çaplı daha şiddetli ağrılı bir şişlik halini alır. Başlangıçta sert iken 2-4 gün içinde olgunlaşarak ortasında beyaz, bej ya da sarımtıraktır bir renk görülür. Çıban bu vaziyette 5-7 gün kalabilir. Ortasındaki tıkaç denilen ölü doku kitlesinin çıkarılması apsenin boşalmasını kolaylaştırır. Koyu kıvamlı, kanla karışık, kirli sarı bir cerahat çıkar. Çıbanın boşalması sonucu basınç ortadan kalktığı için hastanın ağrısı kaybolur. Birkaç günde yerinde iz bırakarak iyileşir.

 

Şiddetli durumlarda vücudun savunma karakolları olan bölgesel lenf bezi şişlikleri ve ateş görülür. Bağışıklığı zayıflamış kişilerde iltihap kana karışarak vücuda yayılabilir. Böyle durumlarda halsizlik, üşüme, titreme ve ateş görülebilir.

Çıban En Sık Hangi Vücut Bölgelerine Yerleşir?

Çıban baş, gövde, kol ve bacaklar olmak üzere tüm vücut bölgelerinde oluşabilirse de en sık şu bölgelerde görülür;

  • Yüz
  • Boyun
  • Koltuk altı
  • Oturak bölgesi
  • Uyluk bölgesi

Çıban Kimlerde Daha Sık Görülür?

Çıban bütün yaşlarda görülen bir hastalık olmakla beraber çocuklarda erişkinlere göre daha az rastlanır.

 

Derinin anatomik ya da fizyolojik bütünlüğünün bozulduğu durumlar, kimyasal ve mekanik tahrişler, bağışıklığı zayıflatan durumlar hastalığı oluşturan bakterinin deride yerleşip üremesini ve çıbanın oluşmasını kolaylaştırır. Aşağıda belirtilen kişilerde çıban daha sık görülür;

  • Uyuz, bitlenme gibi kaşıntılı hastalığı olanlar
  • Bazı egzama türleri gibi kronik deri hastalığı olanlar
  • Yaşlılar
  • Aşırı terlemesi olan kişiler
  • Obezite hastaları
  • Anemi hastalığı olanlar
  • Diyabet hastaları
  • Karaciğer hastalığı olanlar
  • Böbrek hastalığı olanlar
  • Behçet hastalığı olanlar
  • Cilt tipi yağlı olanlar
  • Dünyanın sıcak ve nemli bölgelerinde yaşayanlar
  • Yağlı maddelerle sık temas halinde olanlar
  • Sürekli dar kıyafet giyenler
  • Doğuştan bağışıklık yetersizliği olanlar
  • Bağışıklığı baskılayan ilaç kullananlar
  • Yetersiz beslenenler
  • Aşırı, sık, karışık, bozuk içerikli, mizaca aykırı beslenenler
  • Kronik uyku bozukluğu olanlar
  • Aşırı ve sık alkol tüketenler
  • Sigara kullanımı

Çıban Çıkması İyi midir?

Bazı durumlarda çıban vücudun bir tür savunma mekanizması olarak oluşabilir. Mikrobun vücudun tamamına zarar vermesini önlemek için savunma hücrelerinin mikrobu belirli bir bölgeye sınırlayıp vücudun geneline zarar vermemesini sağlar. Bu yüzden tek başına çıban korkulacak bir deri problemi değildir ancak altta yatan problemlerin araştırılması gerektiğini düşündürten bir tür uyarıdır. Bu sebeple görmezden gelinmeyip erken dönemde hekime başvurulur ise hem çıbanların yayılması ve iz bırakması engellenmiş olur hem de yukarıda bahsi geçen hastalıkların fark edilip tedavi edilmesi mümkün hale gelir.

Çıban ve Köpek Memesi Farkı Nedir?

Köpek memesi ergenlik sonrası faaliyete geçen ter bezlerinin iltihabıdır. Bu ter bezleri de özellikle genital bölge ve koltuk altında bulunduğu için köpek memesi buralarda görülür. Köpek memesi 15-55 yaş arasında görülürken kıl foliküllerine yerleşen çıban her yaşta çıkabilir. Çıbanda tipik özellik olan çıban gözü ve çıbanın ortasında bulunan kıl köpek memesinde yoktur. Köpek memesi daha uzun ve ağır seyretme eğilimindedir, iyileştiğinde çıbana göre daha ağır ve düzensiz izler bırakır.

Şirpençe Nedir?

Şirpençe birden fazla sayıda ve birbiriyle bağlantılı çıbanların oluşturduğu derin iltihaplı lezyondur. Karbonkül ya da Aslan pençesi olarak da bilinir. Yavuz Sultan Selim’in vefatına sebep olan hastalık olarak bilindiğinden tarihi bir önemi de vardır.

 

Genellikle ense, omuz, sırt, uyluk, kalça gibi derinin kalın olduğu yerlerde oluşur. Beraberinde ateş, üşüme, titreme, bölgesel lenf bezi şişliği görülür. Şirpençenin olgunlaşıp açılması çıbana göre daha yavaştır. Kratere benzeyen plağın üzerindeki kabuk parça parça veya bütün halde düşebilir. Şirpençenin içindeki irini boşaltma amacıyla erken sıkılması mikrobu vücuda yayacağından tehlikelidir. Hastanın direnci düşükse mikrop başka bölgelere sıçrayabilir ve kan ile vücuda yayılabilir. Çıban benzeri tedavi yapılır ve istirahat çok önemlidir.

Adında Çıban Geçen Hastalıklar?

Gerçekte çıban denilince akla sadece makalede özellikleri anlatılan çıban(fronkül) gelmelidir. Halk arasında adı çıbanla birlikte anılan ama gerçekte farklı hastalıklar olan Şark Çıbanı ve Kara Çıban’dan da özetle bahsedebiliriz.

Şark Çıbanı

Halk arasında Halep Çıbanı, Antep Çıbanı, Yıl Çıbanı gibi isimlerle de adlandırılır. Şark çıbanı deriye yerleşen ‘Leismania tropica’ isimli bir parazit tarafından oluşturulur. Bu paraziti taşıyan tatarcık cinsi sivrisineklerin ısırması ile insana bulaşır. Tipik görüntüsü yanardağa benzediğinden ‘volkanik nodül’ olarak adlandırılır. Her yaşta görülebilir. En sık yüze, enseye, kola ve bacağa yerleşir. Hastalığın iyileşmesi genellikle birkaç ay ile bir yıl arasındadır. Yerinde iz bırakarak iyileşir.

Kara Çıban

Hayvanlardan bulaşan ‘bacillus anthracis’ isimli bir bakterinin yol açtığı deri enfeksiyonudur. Tedavisiz kalan hastalarda %5-20 ölüm görülür. Kalan hastalar 2-3 haftada iyileşir. Şarbon ya da çoban çıbanı gibi isimlerle de anılır. Hasta genellikle hayvanlar ya da hayvansal ürünlerle ilgili işlerde çalışan bir kişidir. Kara çıban hastalığı inek, koyun, keçi gibi hayvanlardan ya da bakterinin bulunduğu eşyalara temasla bulaşır. Bakterinin girdiği yerde kaşıntı ve yanma hissi ile birlikte ağrısız, kırmızı bir kabarıklık görülür. Bu belirtilerin yanı sıra yüksek ateş de mevcuttur. Ödem artarken çevresinde kahverengi bir alan gelişir. Ortasında içi su dolu kabarcık (vezikül veya bül) belirir. Bülün içi kanlı sıvı ile doludur. Bunun yerinde kanlı bir kabuk oluşur. Çevre doku şiş ve kızarıktır. Bölgesel lenf şişliği olabilir.

Çıban Neden Sürekli Çıkar?

Çıbanın aynı anda birden çok vücut bölgesinde görülmesi ya da biri geçerken diğerinin çıkması zaman zaman karşılaşılan önemli dermatolojik problemlerdendir. Bu durum ya deri bütünlüğünü sürekli bozan kaşıntılı, kronik bir deri hastalığı mevcudiyetinde ya da diyabet, bağışıklık yetersizliği gibi vücudu sürekli zayıf bırakan durumlarda karşımıza çıkar. Bu nedenle çıban ya da çıbanların tedavisi ile yetinmeyip altta yatan problemin araştırılması ve mümkünse giderilmesi gerekmektedir.

Çıban Nasıl Önlenir?

Diğer bir çok mikrobik hastalıklarda olduğu gibi koruyucu hekimlik kurallarına uymak ve bağışıklık sistemimizi en üst düzeyde tutacak şekilde yaşam pratiklerine sahip olmak gerekmektedir. Bu bağlamda aşağıdaki hususlar çıbanların çıkısını azaltmak bakımından önemlidir;

  • Genel hijyen kurallarına dikkat edilmeli
  • Ortak eşya kullanımından kaçınılmalı
  • Sigara alkol gibi zararlı maddelerden uzak durulmalı
  • Nitelikli ve yeterli beslenme programı uygulanmalı
  • Temiz hava, temiz gıda prensipleri unutulmamalı
  • Giysilerimiz doğal malzemelerden üretilmiş ve cilde hava aldıracak şekilde olmalı
  • Sağlıklı bir ruh yapısına sahip olunmalı
  • Aşırı yorgunluk ve uykusuzluktan kaçınılmalı

Çıban Çıktığında Ne Yapmamalıyız?

Erken dönemde olgunlaşmadan sıkılmamalı ve patlatılmamalıdır. Erken patlatılırsa vücuda kan yoluyla yayılabilir. Yüz bölgesindekiler patlatılırsa mikrop beyne ulaşabilir. Çıban iyileşene kadar etrafındaki bölge tıraş edilmemelidir.

Çıban Ameliyatı Nedir?

Çıban her zaman kendiliğinden boşalıp akmaz. Özellikle büyük, derin ve vücudun geneli için risk oluşturabilecek böyle çıbanlarda steril (mikropsuz) bir bistüri ile çıban kesilip içindeki irin akıtılır. İçi tamamen boşaltılıp antiseptik solüsyon ile temizlenir. Böylece ağızdan verilen ilaçların da bölgeyi daha hızlı tedavi etmesi sağlanır.

Çıban Tedavisi Nasıldır?

Çıbanın tedavisinde biran önce istenen sonuca ulaşabilmek için aşağıda belirtilenlere dikkat edilmelidir;

  • Yara yeri temiz tutulmalı
  • Çıplak elle yaraya dokunulmamalı dokunulursa eller yıkanmalı
  • Temiz gazlı bezle ve antiseptik solüsyon ile pansuman yapılıp gazlı bezle kapatılmalı
  • Hekimin verdiği dıştan(topikal) ya da ağızdan(oral) ilaçlar düzenli kullanılmalı
  • Halk arasında kullanılan bir çok çıban tedavi yöntemi hekime danışılmadan uygulanmamalıdır

 

Bazen çıban kendiliğinden iyileşebilir ancak çok sayıda ya da sık tekrarlayan çıban durumunda mutlaka hekime başvurularak altta yatan ve hazırlayıcı faktörler ortadan kaldırılmalıdır. Eğer sadece mevcut çıbana odaklanıp altta yatan esas hastalıklar tedavi edilmez ise ilerleyen zamanlarda hem çıban çıkışı artarak devam edecek hem de esas problemi de ilerlemiş olacaktır.

 

Bazı durumlarda hekim yaranın içindeki apsenin boşalmasına cerrahi müdahale ile yardımcı olabilir ve hastayı rahatlatarak tedaviyi hızlandırır.

 

Hekim gerek gördüğünde ağız yoluyla antibiyotik verir. Bunun mümkün olmadığı durumlarda ise kalçadan iğne şeklinde antibiyotik uygulanabilir. Reçete edilen ilaçların düzenli uygulanmasıyla genellikle 7-10 gün içinde tedavi gerçekleşir.

Çıban Sorunu Olanlara Öneriler

Aşağıdaki durumlarda mutlaka eller yıkanmalıdır;

  • Yemeklerden önce ve sonra
  • Pansuman yapmadan önce ve sonra
  • Yıkanmamış giysi ve çarşaflar değiştirilince
  • Tuvaletten çıkınca
  • Burun temizlenince

 

Bunlara ek olarak dikkat edilmesi gerekenler şunlardır;

  • Tuvaletten çıkmadan önce anogenital temizlik çok iyi yapılmalıdır
  • Doğal malzemelerden üretilmiş, terletmeyen ve bol kıyafetler tercih edilmelidir
  • Özellikle koltuk altı ve genital bölge olmak üzere vücut temizliğine dikkat edilmelidir
  • Çevre ve giysiler temiz tutulmalıdır
  • Fazla kilo varsa hekim kontrolünde diyetle kilo verilmelidir
  • Nitelikli ve kişisel mizaca uygun gıdalardan doğru zamanda ve doğru miktarlarda tüketilmelidir
  • Kaliteli ve zamanında uyku uyumalı ve istirahate dikkat edilmelidir

 

Çok sık rastlanan ve insanların günlük yaşantısını olumsuz etkileyen çıbanın önemi anlaşıldığında ve altta yatan nedenlerle birlikte tedavisi yapıldığında toplum sağlığına katkısı büyük olacaktır. Bu yüzden her durumda olduğu gibi çıban için de erken tanı ve tedavinin hem estetik hem de sağlık açısından önemi büyüktür.

Dr. Ahmet ACAR
Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanı
Dr. Ahmet Acar

Dr. Ahmet ACAR

Dermatoloji Uzmanı

İstanbul Tıp Fakültesinden mezun olduktan sonra Uludağ Tıp Fakültesinde Dermatoloji, Alerji ve Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar üzerine 7 yıl süren Doktora ve üzeri çalışmalar yaptı.

1994’ten beri Sakarya’da Dermatoloji (Cildiye) Uzmanı olarak çalışan Dr. Ahmet Acar 33 yıllık meslek hayatı boyunca üniversite, devlet hastanesi, özel muayenehane hekimliği tecrübelerinin sağladığı birikimle hizmetlerine devam ederken tüm deri hastalıkları ve zührevi hastalıkların tedavilerini gerçekleştirmektedir. Bununla birlikte yüz gençleştirme, estetik lazer yöntemleri, cilt bakımları ve HPV tedavileri en çok hizmet verdiği alanlardır.

En çok okunanlar

UÇUK NEDİR? UÇUK NEDEN ÇIKAR VE NASIL GEÇER?

UYUZ HASTALIĞI NEDİR? UYUZ NASIL BULAŞIR? BELİRTİLERİ VE TEDAVİSİ

Dr. Ahmet Acar  - Hakkında

Dr. Ahmet ACAR

Dermatoloji Uzmanı

İstanbul Tıp Fakültesinden mezun olduktan sonra Uludağ Tıp Fakültesinde Dermatoloji, Alerji ve Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar üzerine 7 yıl süren Doktora ve üzeri çalışmalar yaptı.

1994’ten beri Sakarya’da Dermatoloji (Cildiye) Uzmanı olarak çalışan Dr. Ahmet Acar 33 yıllık meslek hayatı boyunca üniversite, devlet hastanesi, özel muayenehane hekimliği tecrübelerinin sağladığı birikimle hizmetlerine devam ederken tüm deri hastalıkları ve zührevi hastalıkların tedavilerini gerçekleştirmektedir. Bununla birlikte yüz gençleştirme, estetik lazer yöntemleri, cilt bakımları ve HPV tedavileri en çok hizmet verdiği alanlardır.

Dr. Ahmet Acar - Logo
Dr. Ahmet Acar - Deri hastalıklarının tedavisi dermatoloji uzmanının işidir.