Dr. Ahmet Acar Milia Nedir? Yüzdeki Beyaz Noktalar ve Tedavisi

Milia Nedir? Yüzdeki Beyaz Noktalar ve Tedavisi

Yüz bölgesi en çok göz önünde bulunan vücut bölgemiz olması sebebiyle buraya yerleşen hastalıklar psikolojik olarak insanları daha fazla etkilemektedir. En sık yerleşim yeri yüz olan hastalıklardan biri de Milia’dır. Küçük, beyaz inci tanesine benzeyen deri kabartıları şeklinde kendisini gösteren milianın görüntüsü dışında bir zararı yoktur ve tedavisi dermatoloji hekimleri tarafından kolayca yapılabilmektedir.

Milia - Milium Nedir?

Milia çoğunlukla yüze yerleşen, çapı genellikle 3 mm’yi geçmeyen, sertçe kıvamı olan, inci tanesine benzetilebilen, genellikle beyaz bazen sarı renkli, yüzeysel metabolik birikimlerin oluşturduğu küçük kitlelerdir. Belirtiler kubbeye de benzetilebilir. Belirtilerin her bir tanesine ‘milium’ hastalığın geneline ise ‘milia’ adı verilir. Ağrı, yanma veya kaşıntı gibi rahatsızlıklar oluşturmaz. Tüm yaş gruplarında görülebilir. En sık ergenlik sonrası ve erişkinlerde görülür. Çoğunlukla yanaklara, özellikle göze yakın bölgelere, göz kapaklarına, alın bölgesine ve genital organlara yerleşir.

Milia Neden Olur?

Milia, herkeste olmamakla beraber bazı hastalarda genetik yatkınlık zemininde oluşur. Genetik yatkınlık olanlarda hastalık belirtileri daha erken yaşlarda ortaya çıkar ve daha çok sayıda görülür. Yeni doğanlarda oluşan miliumun sebebi bilinmez ancak genetik yatkınlık sonucu oluştuğu düşünülmektedir. Aşağıda belirtilenler hastalığın oluşumunu kolaylaştırabilir;

  • Genetik yatkınlık
  • Aşırı beslenme
  • Tek yönlü beslenme
  • Yanlış içerikli beslenme
  • Kanda yağ artışı
  • Kanda kolesterol artışı
  • Suni gıdalarla beslenme
  • Düzensiz uyku
  • Aşırı kafein tüketimi
  • Travmalar
  • Bül yapan deri hastalıkları
  • Uzun süreli güneş hasarı
  • Uzun süreli kortizonlu krem kullanımı
  • Cilt soyma işlemlerinin aşırı uygulanması
  • Cildin aşırı hassaslığı

Milia Tipleri Nelerdir?

Primer ve sekonder milia olarak iki tiptedir. Kendiliğinden gelişenlere ‘Pirimer Milia’,  başka bir nedene bağlı gelişene ‘Sekonder Milia’ denilir. Primer milia kıl-yağ bezinden, sekonder milia ise ter bezlerinden kaynaklanan metabolik birikimlerin oluşturduğu küçük kitlelerdir.

Primer Milia Nedir?

Primer Milia bir nedene bağlı olmayarak kendiliğinden gelişen milia türleridir. Farklı yaşlarda görülen farklı tipleri mevcuttur.

 

Yenidoğan Primer Miliası: Doğumla birlikte görülür. En çok yüz, gövde ve kolların üst kısmına yerleşir. Tek tük ya da çok sayıda olabilir. Kendiliğinden birkaç haftada kaybolur.

 

Çocuk ve Erişkinlerde Görülen Pirimer Milia: Yeni doğan miliasına benzer. En çok yanak ve göz çevresinde görülür. Bunun dışında alında ve genital bölgede de görülebilir. Kendiliğinden kaybolma eğilimi yoktur. Genellikle uzun süre aynı yerde kalır. Daha az sıklıkla atopik yani alerjiye yatkın çocuklarda kaşıntıya bağlı burun ve göğüs çevresinde görülebilir.

 

Çok Sayıda (Multipl) Milia: Aylar içinde çok sayıda milia gelişir. Yerleşim yeri genellikle baş ve gövdedir. Genetik geçişli olabilen şekli de vardır. Genetik geçişli deri hastalıklarına eşlik edebilir.

Sekonder Milia Nedir?

Bir ilaç kullanımı, travma ya da hastalık sonrası ortaya çıkan milia türüdür. Ya kendiliğinden kaybolurlar ya da uzun süre kalabilirler. Bunlara örnek olarak aşağıdakiler verilebilir;

 

Epidermoliozis Bülloza Sonrası Gelişen Milia: İçi su dolu kabarcıklarla seyreden bir deri hastalığı olan epidermoliozis büllüozaya milia eşlik edebilir.

 

Plaklar Oluşturan Milia: Çok sayıda milium yan yana gelerek plak oluşturur. Baş, boyun ve kulak çevresinde görülür. Kadınlarda ve orta yaşta daha sıktır. Lichen Planus gibi bazı deri hastalıkları, travma ya da böbrek nakilleri sonucu oluşabilir. Ayrıca organ nakli sonrası kullanılan bazı ilaçlar da milia oluşturabilir.

 

Nodüler Milia: Oluşum sebepleri ve yerleşim yeri plaklar oluşturan miliadaki gibidir. Ancak görünüm nodüler (nohuta benzer) şekildedir.

 

Bunların dışında sekonder milia aşağıdaki durumlarda da oluşabilir;

  • İkinci derece yanıklardan sonra
  • Radyoterapiden sonra
  • Deri soyucu tedavilerden sonra
  • Deri greftleme (deri yamama) sonrası
  • Yeni doğanlarda topuktan kan alma sonrası
  • Bazı ilaç kullanımlarını takiben
  • Yağ bazlı kozmetik ürünler kullanıldıktan sonra

Milia Hangi Hastalık ile Karıştırılabilir?

En sık karıştırıldığı iki deri problemi irinli akne şekilleri ve yağ kistleridir. Aknede genellikle kızarıklık ve hassasiyet mevcuttur. Yağ kistlerinin ise kıvamı miliuma göre daha yumuşaktır. Nadiren karıştırılabilecek bir diğer hastalık da virüslerin sebep olduğu Molluscum Contagiosumdur. Molluscum kitlelerinin de kıvamı daha yumuşaktır.

Milia Bulaşıcı Mıdır?

Hastalığın belirtilerinin zamanla çoğalma eğiliminde olması akla böyle bir soruyu getirebilir. Ancak mikrobik sebeple oluşmadığından bulaşıcılık söz konusu değildir.

Milia Evde Kendi Kendine Tedavi Edilebilir mi?

En çok yüz bölgesine yerleşen milia basit deri kabarıklıkları gibi düşünülerek çeşitli yanlış uygulamalar yapılabilmektedir. Kabarıklıkları çıkartma amaçlı sürülen kimi maddeler deride aşırı soyulma, tahriş ve kalıcı izlere sebep olabilir. Bu yüzden uzman hekim tarafından hiç iz bırakmadan tedavi edilebilen bir hastalık olan milia için hastalar kendi kendine müdahaleye kalkışmamalıdırlar.

Millia Oluşumunu Engellemek İçin Neler Yapılmalıdır?

Aşağıda belirtilen hususlara dikkat edilirse milium oluşumu, sayılarının çoğalması ve mevcut lezyonların büyümesi mümkün olduğunca geciktirilebilir;

  • Sigara ve alkol kullanılmamalı
  • Aşırı kilo varsa kilo verilmeli
  • Sağlıklı gıdalardan doğru miktarda tüketilmeli
  • Aşırı kafein tüketilmemeli
  • Uyku düzenine dikkat edilmeli ve yeterince uyumalı
  • Hareketli bir yaşam tercih edilmeli
  • Aşırı güneş ışınlarından korunmalı
  • Yeterince su tüketimi olmalı
  • Cilde uygun olmayan, kalitesiz kozmetikler kullanılmamalı
  • Yağ bazlı yerine su bazlı nemlendiriciler kullanılmalı
  • Doğru seçilmiş temizleyiciler ile günlük yüz ve vücut temizliği ihmal edilmemelidir.

Milia Tedavisi Nasıldır?

Milia hastaların kozmetik olarak önemsediği bir deri hastalığı olmakla beraber uzun dönemli önemli bir soruna yol açmaz. Yeni doğanlarda birkaç hafta içinde kendiliğinden gerileyeceği için tedavi gerekli değildir. Gençlerde ve erişkinlerde milia belirtileri kendiliğinden birkaç haftada geçmezse bir dermatoloji uzmanına başvurulabilir. Uzman hekim lezyonların sayısı, büyüklüğü, kıvamı ve derinliklerini hesaba katarak en iyi kozmetik sonucu alabileceği bir yöntemi seçer. Sıklıkla kullanılan tedavi yöntemleri aşağıda belirtilmiştir;

  1. Bistüri ucu ya da enjektör ucu ile ekstirpasyon
  2. Topikal Retinoidler (Dıştan Uygulanan Soyucu Kremler)
  3. Kriyoterapi
  4. Kimyasal Peeling
  5. Radyocerrahi
  6. Elektrokoter
  7. Erbiyum ve Karbondioksit Lazer ile Mikroablazyon

 

Doğru uygulanan tedavi yöntemleri ile miliada mükemmel  kozmetik sonuçlar elde edilebilmektedir. Uygulama sonrası uygun bir antiseptik bakım ile sekonder (ikincil) enfeksiyon engellenmekte ve kısa sürede iyileşme gerçekleşmektedir. İyileşme süresi genellikle 1-2 hafta civarındadır.

 

Bir dermatoloji hekimi için tanısı ve tedavisi kolayca yapılan milia hastalığında ağrı, kaşıntı ve  yanma belirtileri olmadığı için hekime başvuruda gecikmeler olabilmektedir. Diğer yandan Milia lezyonları genellikle zaman içinde büyüme ve çoğalma eğilimi gösterebilir. Hastalığın ilerlemesi kişinin yüz görünümünü bozarak psikolojisini olumsuz etkileyebilir. Bu sebeple erken tanı ve tedavi daha kısa sürede daha güzel sonuçların elde edilmesini sağlayacağından kendiliğinden geçmeyen milia durumlarında kısa sürede hekime müracaat edilmesi hastalar için daha avantajlı olacaktır.

Dr. Ahmet ACAR
Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanı
Dr. Ahmet Acar

Dr. Ahmet ACAR

Dermatoloji Uzmanı

İstanbul Tıp Fakültesinden mezun olduktan sonra Uludağ Tıp Fakültesinde Dermatoloji, Alerji ve Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar üzerine 7 yıl süren Doktora ve üzeri çalışmalar yaptı.

1994’ten beri Sakarya’da Dermatoloji (Cildiye) Uzmanı olarak çalışan Dr. Ahmet Acar 33 yıllık meslek hayatı boyunca üniversite, devlet hastanesi, özel muayenehane hekimliği tecrübelerinin sağladığı birikimle hizmetlerine devam ederken tüm deri hastalıkları ve zührevi hastalıkların tedavilerini gerçekleştirmektedir. Bununla birlikte yüz gençleştirme, estetik lazer yöntemleri, cilt bakımları ve HPV tedavileri en çok hizmet verdiği alanlardır.

En çok okunanlar

DOLAMA NEDİR? DOLAMA NEDEN OLUR VE NASIL GEÇER?

KÖPEK MEMESİ HASTALIĞI NEDİR? BELİRTİLERİ VE TEDAVİSİ

Dr. Ahmet Acar  - Hakkında

Dr. Ahmet ACAR

Dermatoloji Uzmanı

İstanbul Tıp Fakültesinden mezun olduktan sonra Uludağ Tıp Fakültesinde Dermatoloji, Alerji ve Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar üzerine 7 yıl süren Doktora ve üzeri çalışmalar yaptı.

1994’ten beri Sakarya’da Dermatoloji (Cildiye) Uzmanı olarak çalışan Dr. Ahmet Acar 33 yıllık meslek hayatı boyunca üniversite, devlet hastanesi, özel muayenehane hekimliği tecrübelerinin sağladığı birikimle hizmetlerine devam ederken tüm deri hastalıkları ve zührevi hastalıkların tedavilerini gerçekleştirmektedir. Bununla birlikte yüz gençleştirme, estetik lazer yöntemleri, cilt bakımları ve HPV tedavileri en çok hizmet verdiği alanlardır.

Dr. Ahmet Acar - Logo
Dr. Ahmet Acar - Deri hastalıklarının tedavisi dermatoloji uzmanının işidir.