Dr. Ahmet Acar Nasır Nedir? Nasır Neden Olur ve Nasıl Geçer?

Nasır Nedir? Nasır Neden Olur ve Nasıl Geçer?

Sebep oldukları aşırı ağrılar ve günlük yaşantıyı kısıtlamasıyla önemli bir deri hastalığı olan nasırlar, modern yaşamın getirdiği hızlı ve yoğun çalışma şartları sebebiyle toplumda giderek daha fazla görülmektedir. Nasırlar dış görünümümüzü bozmakla kalmazlar, sebep oldukları ağrı, enfeksiyon, şişlik ve işlev kısıtlanmasıyla da yaşamımızı olumsuz etkilerler. Nasırların nasıl oluştuğunu bilirsek ortaya çıkışı engellenebilir. Böylece uzun ve zorlu tedavi süreçlerine de ihtiyaç kalmaz.

Nasır Nedir?

Nasır, belli bir baskıya ve sürekli sürtünmeye maruz kalan deri bölgelerinin alttaki canlı dokuyu korumak amacıyla zaman içinde kendini kalınlaştırması sonucu ortaya çıkan deri kitlesidir. Kalınlaşan kısım derinin ölü olan en üst tabakasıdır.

 

Erken dönemde müdahale edilmezse önceleri milimetrik boyutlarda başlayan kalınlaşma zaman içinde büyüyerek genişler ve derinleşir. Kalınlaşan nasır, sinirleri barındıran alttaki dokulara baskı yaparak ciddi ağrılara ve fonksiyon kısıtlamalarına yol açabilir. Her iki cinste ve her yaşta görülebilen nasıra en sıklıkla gençlerde ve erişkinlerde rastlanır.

Nasır Neden Olur?

Nasırın sebepleri ya travma ya basınç ya da ayaktaki kemik çıkıntılardır. Bu travma ve basınçları oluşturan ve günlük yaşantıda en sık görülen nasır nedenleri aşağıda belirtilmiştir;

  • Ayağa uygun olmayan sıkı veya bol ayakkabılar giymek
  • Yüksek topuklu ayakkabılar giymek
  • Ayakların uzun süre ayakkabının içinde kalması
  • Ayakta eğri basma, düz tabanlık ya da topuk dikeni gibi ortopedik problemlerin bulunması
  • Çok uzun süre ayakta kalmak, yürümek veya koşmak
  • Obezite
  • Ayakların terlemesi
  • Halter, jimnastik ve kürekçilik gibi sporlar yapmak
  • Sürekli el işi yapmak
  • Tarla, sanayi ve inşaat işçisi olmak
  • Tiklerin ve obsesyonların bulunması
  • Postür bozukluğunun olması
  • Bazı felç durumları sebebiyle
  • Sıkan ya da sürtünen aksesuarlar
  • Gitarcı, kemancı ve çellistlerin el parmak uçlarının sürekli travmaya maruz kalması
  • Süt sağmaktan parmakların basınca maruz kalması
  • Sürekli olarak el parmak araları ve eklem yastıkçıklarının ısırılması
  • Parkeci ve temizlikçi gibi çalışanların dizlerinin sürekli baskıya maruz kalması
  • Dudaklarını sık yalamak
  • Namaz kılanların diz ve ayak dış topuk bölgesinin basınca maruz kalması
  • El ve ayaklarda kemik çıkıntıları sebebiyle
  • Ayak parmak aralarında parmakların birbirine baskısı sebebiyle
  • Trompetçi olmak (Dudaklarında)
  • Çellist olmak (Yumurtalıklarında)
  • Sörfçü olmak (ayak sırtında)

Nasır Belirtileri Nelerdir?

Başlangıç döneminde fazla rahatsızlık vermez fakat zaman içinde kalınlaşıp derinleştikçe alt dokudaki sinirlere baskı yaparak kendini hissettirmeye ve belirtilerini göstermeye başlar. En sık karşılaşılan belirtiler şunlardır;

  • Nasırlı deride kalınlaşma, sertlik
  • Sarı, bej, gri, kahverengi tonlarında sertleşen kitle
  • Nasır büyüdükçe artan bir ağrı hissi
  • Nasır büyüdükçe renk değişimi, etrafında kızarıklık ve şişlik
  • Hafif nasırlarda baskının kalkmasıyla ağrının kaybolması
  • Bazı nasırlarda nasır gözü denilen merkezi bir sert bölge
  • Bazı nasırların ortasında sert bir konikleşme
  • Bazı nasırlarda bastırmakla artan ağrı

Nasır Çeşitleri Nelerdir?

Görünümlerine göre plak tarzında üzeri düz nasırlar ve tıkaç tarzında deriye gömülen nasırlar olmak üzere 2 türü vardır. Tıkaç tarzında olan nasırlar daha küçük olmakla birlikte genellikle daha fazla ağrı yaparlar. Tıkaç nasırları özlü nasır olarak da adlandırılabilir.

Plak Tarzında (Üzeri Düz) Nasırlar

Düz nasırlar sürtünme ve kaydırma biçiminde uzun süre devam eden travmalara karşı gelişirler. En sık el içi ve ayak tabanlarında görülür. Ancak travmanın olduğu bölgeye göre vücudun her yerinde oluşabilir. Üzeri düz plak şeklindedir. Genellikle kirli sarı renktedir. Büyüklükleri genellikle 1-6 cm arasında değişen plaklardır.

 

Sert olanlarına aşırı kiloluların ayak tabanlarındaki nasırlar ve temizlikçilerin dizlerindeki nasırlar, yumuşak ya da orta sertlikte olanlarına el parmak yastıklarında ve el içinde gelişen veya uzun süre bir alet kullanımıyla oluşan nasırlar örnek gösterilebilir.

Tıkaç Tarzında Özlü Nasırlar (Çivi, Tahıl Benzeri Nasırlar)

Özellikle el ve ayaktaki kemik çıkıntıları üzerinde gelişen bölgesel ve nispeten daha küçük bir nasır türüdür. Ortasında derinin içine doğru sivri uçlu bir uzantı yapan sert konik bir öz bulunur. Bu özün çevresinde genişçe ve yarı opak bir sertlik alanı bulunur. Bezelye büyüklüğünde ve sarımsı renkte olup etrafında kızarıklık ve kepeklenme olabilir. Bu nasırın üzerine direk bası uygulanması ciddi ağrıya yol açar. Ağrıyı oluşturan kısım alt derideki ağrı sinirlerine bası yapan diken biçimindeki nasır özünün ucudur. Nemli ortam ağrıyı arttırır.

 

Sert tıkaç nasırlarına tabanda ve ayak parmak sırtında oluşan nasırlar, yumuşak tıkaç nasırlarına ayak parmak aralarına yerleşen nasırlar örnek gösterilebilir. Yumuşak nasırlar terin ıslatıcı etkisi ile yumuşar ve beyaz renkte olur. En çok son parmak aralarına yerleşir.

Nasır Vücudun Hangi Bölgelerinde Görülür?

Her bölgede görülebilmekle beraber en sık yerleşim gösterdiği bölgeler aşağıdaki gibidir;

  • Ayak altları ve topuklar
  • Ayak parmak araları ve dış yüzleri
  • El içi ve parmak boğumları
  • El parmak uçları
  • Dizler
  • Dirsekler
  • Ayak üzeri dış küçük topuk bölgesi
  • Omuzlar

Nasır ve Siğil Nasıl Ayırt Edilir?

Vücudun her bölgesine yerleşebilen HPV el ve ayak bölgesine çok sık yerleşerek el-ayak siğillerine sebep olur. Çoğunlukla ayağa yerleşenleri bazen de ele yerleşenleri nasırlarla karıştırılabilir. Siğiller uzun süre tedavisiz kaldığında yere her basışta derinin içine gömülür ve üzerinde nasıra benzeyen bir kitle oluşur. Bu sebeple bu ikisini ayırt edebilmek için lezyonun üzeri hekim tarafından kazınır. Siğilin oluşturduğu kitle bir süre kazındıktan sonra küçük siyah noktacıklar görünür. Bir miktar daha kazanırsa küçük kanama adacıkları meydana çıkar. Bu durum siğil için belirleyicidir. Nasır ne kadar kazanırsa kazınsın altta yine homojen bir görünüm mevcuttur.

Nasır Bulaşıcı Mıdır?

Hayır değildir. Nasırın oluşma sebebi olarak herhangi bir mikrop söz konusu olmadığından nasır bulaşıcı bir hastalık değildir. Oysa ayak bölgesinde nasır ile çok karıştırılan siğillerin bulaşıcılığı çok fazladır.

Nasır Topuk Çatlağına Dönüşebilir mi?

Özellikle aşırı kilolu kişilerde, yanlış ayakkabı giyenlerde ve yanlış basanlarda ayak altlarında geniş nasır plakları oluşur. Tedavi edilmezse zamanla deri kuruluğu ve derin çatlakların oluşumuna sebep olur. Daha da ilerlerse ağrılara ve bakterilerin gelişiyle ilave enfeksiyon sebep olabilir. Bu yüzden fazla ilerlemeden tedavileri erken dönemde yapılmalıdır.

Nasır Ağrıya Sebep Olur mu?

Nasır ciddi ağrılara sebep olabilir. Bunun iki farklı şekli olabilir;

 

Direk nasıra bağlı ağrılar: Özellikle sert, geniş, derin plak tarzı nasırlar ve deriye işleyen sert boynuzsu nasırlar alttaki dokuya baskı yaparak çok şiddetli ağrılara sebep olurlar.

 

Nasıra bağlı dolaylı ağrılar: Ayakta vücudun ağırlık merkezine yerleşen taban nasırları her yere basışta ciddi ağrıya sebep olduğundan kişi ağrıyı hafifletmek için yanlış basarak yürür. Bu durum bacak dengesini bozarak kaslarda sertleşmelere ve buna bağlı bacak ve bel ağrılarına sebep olur.

Nasırı Koparmak, Yakmak ve Kanatmak Doğru mudur?

Hastaların kendi kendine yapacağı çeşitli müdahaleler sebebiyle basit nasırlarda bile istenmeyen sonuçlar oluşabilir. İltihap oluşumu, tedavisi uzun süren ve derine işleyen kronik enfeksiyonlar, uzvun fonksiyon kaybı, ciddi seviyede ağrılar ve kalıcı yara izleri meydana gelerek kolayca tedavi edilebilecek bir nasır çok önemli bir probleme dönüşebilir.

Nasırın Komplikasyonları Nelerdir?

Erken dönemde tedavi edilmeyip ihmal edilen nasırlar yavaşça büyüyerek derinleşirler ve istenmeyen sonuçlar oluşabilir. En önemlileri aşağıda belirtilmiştir;

 

Nasırın yakın çevresinde oluşan komplikasyonlar:

  • Nasırın etrafında kızarıklık ve şişme (ödem)
  • Nasır altında iltihap oluşumu
  • Nasır altında ve etrafında ülserleşme
  • Nasır altında kanal oluşumu
  • Üzerine bakteri ilavesi ile oluşan enfeksiyonlar
  • Ayak altında çatlaklar

 

Damarlarla ilgili komplikasyonlar:

 

Ayaktaki nasırın oluşturduğu ülser ve açıklıklardan bakterilerin girişiyle oluşan enfeksiyonlardır. En sık görülenleri aşağıdaki gibidir;

  • Yılancık Hastalığı (Erizipel)
  • Sellülit (Derialtı lenf damarı iltihabı)
  • Lenfanjit (Derin lenf damarı iltihabı)
  • Tromboflebit (Toplar damar iltihabı)

 

Kas kemik eklem ve bağlar ile ilgili komplikasyonlar:

 

Genellikle ayak altına yerleşen ve sert tıkaç tarzında görülen nasırlarda karşımıza çıkar. Bu tür nasırlar küçük de olsalar konik biçiminde olduğundan ve genellikle vücudun ağırlık merkezinde yerleştiklerinden yürüme sırasında ciddi ağrıya sebep olurlar. Nasırını tedavi ettirmeyen kişiler yürüme sırasında farkında olmadan ağrıyı hafifletmek amacıyla her zamankinden farklı şekilde basmaya çalışırlar. Bu durum dengeyi bozarak bacak kaslarında ve eklemlerinde zorlanmalara ve zamanla kalıcı ağrıların ortaya çıkmasına sebep olur.

Nasır Oluşumunu Önlemek İçin Nelere Dikkat Edilmelidir?

Nasırın tedavisinden önce oluşmasına sebep olabilecek durumların önlenmesi daha önceliklidir. Bunun için şu önlemler gerekmektedir;

  • El, ayak ve diğer uzuvlar uzun süreli baskı ve sürtünmeden korunmalıdır.
  • Fazla kilolar varsa diyet yapılmalıdır.
  • Ayakkabı seçilirken malzeme ve kalıbına dikkat edilmelidir. Gereğinden sıkı ya da büyük olmamalıdır.
  • Çok uzun süre ayakta kalınmamalıdır.
  • Duruş ve basma hataları düzeltilmelidir.
  • Ortopedik sorunlar mümkün olduğunca giderilmeye çalışılmalıdır. Gerekirse özel ortopedik ayakkabılar giyilmelidir.
  • Diyabet, böbrek yetmezliği, kalp yetmezliği gibi genel hastalıklar ya da dolaşım problemleri varsa bunların tedavileri yapılmalıdır.

Nasır Tedavisi Nasıldır?

Hasta hekime geldiğinde nasırın bölgesi, büyüklüğü, tipi, derinliği, ilave sorunların olup olmaması gibi faktörler değerlendirilerek tedavi uygulanır. Eğer nasırda ilave enfeksiyon, kan oturması (hematom), cerahatlenme, akıntı gibi komplikasyonlar oluşmuş ise hastane ortamında önce bu durumların tedavisi yapılır. Antibiyotik uygulaması, yara bakımı ve cerahatin temizlenmesi gerekir.

 

İltihapsız normal nasırlarda sertleşmiş deriyi soyma amaçlı aşağıdakiler önerilebilir;

  • Ponza taşı
  • Nasır bandı
  • Nasır yastığı
  • Nasır kalemi
  • Nasır soyucu solüsyonlar
  • Nasır soyucu pomatlar

 

Bu yöntemler nasırın üzerindeki ölü derinin zamanla yok edilmesini, nasırın adeta erimesini hedefler. Ancak bu işlemler dikkatli bir şekilde yapılmazsa etrafındaki canlı deri tahriş olarak zarar görür. Bu yüzden bütün asitli uygulamaların ilacın sadece nasırın üzerine gelecek şekilde yapılması çok önemlidir.

 

Eğer tedavi amaçlı yanlış uygulamalar yapılır ise;

  • Ağrı ve acı artabilir
  • Nasır daha da büyüyebilir
  • Nasırın etrafında oyuk ülserler gelişebilir
  • Nasırın etrafında enfeksiyon oluşabilir
  • Nasır etrafında içi sarı sıvı ya da kan dolu kabarcıklar oluşabilir

 

Bu sebeplerle tedavinin mutlaka dermatoloji uzmanı kontrolünde uygulanması çok önemlidir. Belirtilen ve evde uygulanabilen bu basit tedavi yöntemleri belli bir süre uygulandığı halde inatçı, sert ve derin nasırlarda sonuç alınamayabilir. Bu durumlarda cildiye uzmanı şu seçenekleri uygulayabilir;

  • Elektrokoter
  • Radyocerrahi tedavi
  • Cerrahi tedavi

 

Bu yöntemlerle nasır bütün boyutlarıyla bir kerede çıkarılır. Hasta istirahat ettirilir. Yara bakımı ve enfeksiyon oluşumunu önleyici bir tedavi ile nasırın bıraktığı boşluğun temiz bir şekilde kısa zamanda kapanması sağlanır.

 

Görüldüğü gibi nasır ileri derecede ağrılar ve işlev bozukluğu yapabilen önemli bir deri hastalığıdır. Eğer önemsenmez, tedavisi geciktirilir ya da yanlış müdahalelerle komplikasyonlara yol açılırsa çok daha sıkıntılı durumlar ortaya çıkabilir. Bu yüzden nasırları olan hastaların bu durumu önemsemeleri ve vakit geçirmeden bir dermatoloji uzmanına başvurmaları doğru bir yaklaşım olacaktır.

Dr. Ahmet ACAR
Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanı
Dr. Ahmet Acar

Dr. Ahmet ACAR

Dermatoloji Uzmanı

İstanbul Tıp Fakültesinden mezun olduktan sonra Uludağ Tıp Fakültesinde Dermatoloji, Alerji ve Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar üzerine 7 yıl süren Doktora ve üzeri çalışmalar yaptı.

1994’ten beri Sakarya’da Dermatoloji (Cildiye) Uzmanı olarak çalışan Dr. Ahmet Acar 33 yıllık meslek hayatı boyunca üniversite, devlet hastanesi, özel muayenehane hekimliği tecrübelerinin sağladığı birikimle hizmetlerine devam ederken tüm deri hastalıkları ve zührevi hastalıkların tedavilerini gerçekleştirmektedir. Bununla birlikte yüz gençleştirme, estetik lazer yöntemleri, cilt bakımları ve HPV tedavileri en çok hizmet verdiği alanlardır.

En çok okunanlar

DOLAMA NEDİR? DOLAMA NEDEN OLUR VE NASIL GEÇER?

KASIK MANTARLARININ BELİRTİLERİ VE TEDAVİSİ

Dr. Ahmet Acar  - Hakkında

Dr. Ahmet ACAR

Dermatoloji Uzmanı

İstanbul Tıp Fakültesinden mezun olduktan sonra Uludağ Tıp Fakültesinde Dermatoloji, Alerji ve Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar üzerine 7 yıl süren Doktora ve üzeri çalışmalar yaptı.

1994’ten beri Sakarya’da Dermatoloji (Cildiye) Uzmanı olarak çalışan Dr. Ahmet Acar 33 yıllık meslek hayatı boyunca üniversite, devlet hastanesi, özel muayenehane hekimliği tecrübelerinin sağladığı birikimle hizmetlerine devam ederken tüm deri hastalıkları ve zührevi hastalıkların tedavilerini gerçekleştirmektedir. Bununla birlikte yüz gençleştirme, estetik lazer yöntemleri, cilt bakımları ve HPV tedavileri en çok hizmet verdiği alanlardır.

Dr. Ahmet Acar - Logo
Dr. Ahmet Acar - Deri hastalıklarının tedavisi dermatoloji uzmanının işidir.