Dr. Ahmet Acar Yılancık Hastalığı Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?

Yılancık Hastalığı Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?

Antibiyotiklerin keşfinden önce salgınlar yapabilen ve ölümcül seyreden hastalıklardan biri olan Yılancık Hastalığı günümüzde de zaman zaman rastlanan ancak tedavi edilebilen hastalıklar arasındadır. Erken tanı konulursa tedavisi daha kolay iken hekime gitmekte gecikilirse kangren ya da hastalığın vücuda yayılması gibi komplikasyonları olabilen ve tedavisi haftalarca sürebilen ciddi bir deri hastalığıdır.

Yılancık Hastalığı (Erizipel) Nedir?

Yılancık Hastalığı genellikle Streptokok grubu, daha az sıklıkla Stafilokok grubu bakterilerin yol açtığı, en çok yüze ve bacağa yerleşen, kızarıklık, ağrı, sıcaklık artışı ve şişlik ile kendini belli eden bir deri enfeksiyondur.

 

Deri bütünlüğünün bozulması sonucu bakterilerin alt deri tabakasına (dermise) ve yüzeysel lenf damarlarına ulaşıp bu bölgeyi enfekte edip çoğalmasıyla oluşur. Buradaki bakteriye karşı vücudun gösterdiği reaksiyonla deride kızarıklık, sıcaklık artışı, şişlik ve ağrı oluşur.

Yılancık Hastalığı Neden Olur?

Hastalığın oluşması için deride küçük bir sıyrık, çatlak, kronik ülser, ödem, deriye travma, tekrarlayan tahrişler, cerrahi girişim ya da herhangi bir mevcut cilt hastalığı gibi deri bütünlüğünü bozan bir durum gereklidir. Aşağıdaki durumlarda yılancık hastalığı gelişebilir;

  • Yeni doğanda göbekten deri altına bakterilerin girmesiyle
  • Gençlerde yüz ve boyun bölgesindeki sivilcelerle oynama, sıkma, tırnaklama sebebiyle
  • Gençlerin ve erişkinlerin burun kıllarını koparmasıyla
  • Yetişkinlerde ayaktaki mantar enfeksiyonlarının oluşturduğu deri çatlaklarından bakterin girmesiyle
  • Böcek sokmalarına bağlı oluşan deri çatlakları ve yaralardan bakterilerin girişiyle
  • Dolaşım bozukluğuna bağlı bacaklarda oluşan egzama ve yaralardan mikropların girişiyle
  • Üst solunum yolu enfeksiyonları, uçuk (Herpes Simplex) ve Zona sonrası deri bütünlüğü bozularak bakterilerin girişiyle
  • Egzama ve sedef hastalığı olanlarda
  • Obezite, diyabet, kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği olan hastalarda
  • Bağışıklığı baskılayan ilaç kullanımlarında
  • Bağışıklık sistemini zayıflatan hastalığı olanlarda
  • Daha önce erizipel geçirmiş olanlarda

Yılancık Hastalığı Bulaşıcı mıdır?

Hastalığı oluşturan bakteriler teorik olarak bulaşıcı olmakla beraber yılancık hastalığı kolay bulaşan bir hastalık değildir. Çünkü bulaş için hem hasta bölge ile direk deri teması hem de temasta olan kişinin deri bütünlüğünün bozuk olması gerekir.

Yılancık Vücudun Hangi Bölgelerinde Görülür?

Vücudun her bölgesinde görülebilmekle beraber en sık bacakların diz altı bölümü (alt bacak) ve baş-boyun bölgesinde görülür. Yaşlara göre genellikle yerleştiği bölgeler aşağıda belirtilmiştir;

  • Yeni doğanda göbek çevresinde
  • Gençlerde en sık baş-boyun bölgesinde
  • Erişkinlerde en sık bacaklarda

Yılancık Hastalığı Belirtileri Nelerdir?

Bakteri deriye girdikten 2-3 gün sonra deride önce küçük, parlak, kızarık, sıcak, ağrılı, hafif şişlik gösteren bir plak oluşur. Bu plak giderek uçtan gövdeye doğru yayılarak genişler ve daha kabarık bir hal alır. Beraberinde ateş yükselmesi, üşüme, titreme, halsizlik, iştahsızlık, bulantı, kusma, kas-eklem ağrısı, baş ağrısı görülebilir. Bu semptomlar deri belirtileri ile birlikte ya da deri belirtilerinin gerçekleşmesinden önceki 48 saat içinde meydana gelebilir.

 

Olgunlaşmış yılancık hastalığı lezyonu;

  • Sert, ödemli, sıcak, parlak eritemli (kızarık) olup yaklaşık 10-15 cm çapında boyutlara ulaşır.
  • Çoğu kez tek plaktır. Seyrek olarak daha büyük ve birden fazla sayıda plağa rastlanabilir.
  • Sağlam deriden keskin sınırlarla ayrılmış ve hafif kabarıktır.
  • Ağrılıdır ve ağrı genellikle şiddetlidir.
  • Çevreye doğru yayılır. Yayılmanın sınırları düzensizdir ve arada sağlam deri bırakmaz.

 

Enfeksiyonun şiddetli olduğu durumlarda plağın üzerinde içi su dolu kabarcıklar (vezikül ve büller) gelişir. Peteşi (küçük mor lekeler), ekimoz (büyük mor lekeler) ve hatta kangren (doku ölümü) görülebilir.

 

Tedavi edilmediğinde vücut direnci yüksek hastalarda 2-3 hafta içinde yavaşça rengi solup yerinde hafif kepeklenme bırakarak iyileşir. Bacakta bir miktar şişlik kalabilir. Vücut direnci düşük olup da tedavi görmeyen hastalarda bakteriler kan yoluyla vücuda yayılarak (Septisemi oluşarak) ölüme sebep olabilir.

Yılancık Hastalığının Komplikasyonları Nelerdir?

Hastalık kendi kendine iyileşebilmekle beraber daha derinlere ve etrafa ilerleyebileceği gibi daha sonraki zamanlarda tekrarlayıcı da olabilmektedir. Aşağıda tedavi edilmemiş yılancık hastalığına bağlı oluşabilecek komplikasyonlar belirtilmiştir;

  • Deri altı apsesi (Deri altında cerahat birikimi)
  • Sellülit (Deri ve deri altı dokusu lenf damarları iltihabı)
  • Fasiit (Kas zarı iltihabı)
  • Miyozit (Kas iltihabı)
  • Lenfatik tıkanma
  • Lenfanjit (Büyük lenf damarlarının iltihabı)
  • Elefantiyazis (Fil ayağı)
  • Dudakta makrokeilitis (Dudağın iltihaplanarak büyümesi)
  • Kangren (Doku ölümü)
  • Kalıcı şişlik
  • Septisemi (Enfeksiyonun kan yoluyla yayılması)
  • Menenjit (Beyin zarı iltihabı)
  • Zatürre (Akciğer dokusunun iltihabı)
  • Nefrit (Böbrek iltihabı)
  • Damar tıkanıklıkları
  • Emboli (Kan pıhtısının taşınarak damarı tıkaması)
  • Ölüm

Erizipel ile Sellülitin Farkları Nelerdir?

Sellülitte başlangıç Yılancık Hastalığında olduğu gibi küçük travmatik bir ülser, sıyrık vb. üzerinden bakterilerin girişi ile olur. İki hastalığın başlangıcı benzer olup mikroorganizmaların derideki yerleşim yeri ve hastalığın seyri farklılıklar gösterir. Bu farklılıklar aşağıdaki gibidir;

  • Sellülitte 1-2 günde kızarıklık ve deri hassasiyeti ile birlikte halsizlik, baş ağrısı, ateş, üşüme, titreme gibi sistemik belirtiler gelişir. Bu belirtiler erizipele göre daha ön planda ve fazladır.
  • Sellülitte, Yılancık Hastalığına göre daha ağrılı olan lezyon kısa sürede yayılır. İleri derecede kızarık, sıcak, infiltre (ellendiğinde sertçe hissedilen) ve ödemli bir plak yapar. Lezyon deriden kabarık olmayıp sınırları fludur. Erizipelde ise plağın kenarı belirgindir.
  • Yılancık hastalığında derinin daha yüzeysel, sellülitte ise deri ve deri altı dokusunun daha derin lenf kanalları tutulur.
  • Sellülitte bölgesel lenf bezi şişlikleri ve derin lenf damarlarının iltihabı (lenfanjit) eklenebilir. Lokal apse ve nekroz (doku ölümü) görünebilir.
  • Sellülitin iyileşmesi Yılancık hastalığına göre daha uzun sürer.
  • Yılancık hastalığı ile sellülit arasında birbirine geçiş olabileceği gibi ikisi de bir arada görülebilir.

Yılancık Hastalığının Erken Tedavisi Neden Önemlidir?

Belirtilerin başladığı ilk 1-2 günde tedavisine başlanan Yılancık Hastalığı dermatoloji hekimi kontrolünde hastaneye yatış gerekmeksizin kendi evinde kısa sürede tedavi edilebilir. Hastanın sosyal hayatı ve iş yaşamı uzun süre etkilenmemiş olur. Ancak hekime gitmekte ve tedavide geç kalınırsa hastalık ilerler, enfeksiyon genişler, derinleşir ve yukarıda anlatılan kangren (doku ölümü), nefrit (böbrek iltihabı), septisemi (bakterilerin kan yoluyla yayılması) gibi önemli komplikasyonlar ortaya çıkabilir.

Yılancık Hastalığının Tedavisi Nasıldır?

Tedavide hastanın yaşı, cinsi, kilosu, geçirdiği hastalıklar, bağışıklık sisteminin durumu, varsa kullandığı ilaçlar, mevcut başka bir deri hastalığının olup olmaması, komplikasyon gelişip gelişmemesi, genel belirtilerin mevcudiyeti gibi bir çok faktör değerlendirilmeli ve hastalığın evresine göre bir tedavi planlanmalıdır. Hastalık erken evrede yakalanmışsa evde yatarak ve hekime kontrollere giderek ayaktan takibi yapılabilir. İlerleyen vakaların mutlaka hastaneye yatırılması gereklidir.

 

Tedavide hastanın yapması gerekenlerin yanı sıra dermatoloji hekimleri ilaç tedavileri uygular. Nadiren gerekirse cerrahi tedaviler de devreye girer.

 

 

Hastanın uygulaması gerekenler;

  • Hastalığın erken döneminde mutlaka yatak istirahati uygulanmalı, ayak seviyesi kalp seviyesinden yukarıda olacak şekilde sürekli yatırılmalıdır.
  • Et ve kızartma gibi sindirimi zor gıdaların tüketimi ertelenmelidir.
  • Su başta olmak üzere sıvı tüketimi artırılmalıdır.
  • Sigara ve alkol kesinlikle içilmemelidir.
  • Obezite varsa uzun vadede kilo verme diyeti uygulanmalıdır.
  • Hastalık iyileşip normal yaşama geçince sabit ayakta durmaktansa küçük yürüyüşler ve ayak bileği egzersizleri uygulanmalıdır.
  • Ayakta ve bacakta şişlik kaldıysa tedavi sonrası kilo vermenin dışında ayak ve bacak lenf drenajını kolaylaştırıcı masajlar uygulanabilir.

 

 

İlaç Tedavileri

  • Erken dönemde hekime gelindiyse hekim ağız yoluyla verilen antibiyotikleri yeterli görebilir.
  • İlerleyen vakalarda kas ya da damar yoluyla uygulanan sistemik antibiyotik tedavileri gerekebilir.
  • Bacak yüksekte tutularak yapılan yatak istirahatinin yanında hasta bölgeye gerekli görülen süre ve sıklıkta ıslak pansuman uygulanır.
  • Gerekli olgularda ağrı ve enflamasyonu azaltan ilaçlar tedaviye eklenebilir.
  • Yılancık hastalığının tedavisi tamamlanır tamamlanmaz eğer mantar, egzama ve sedef gibi mevcut kolaylaştırıcı bir deri hastalığı ya da kalp yetmezliği, diyabet gibi sistemik bir hastalığı varsa bunların tedavileri de yapılmalıdır.

 

 

Cerrahi Tedavi

 

Nadir de olsa deri altı apsesi ya da nekroz (doku ölümü) gibi ciddi komplikasyonlar oluşabilmektedir. Böyle durumlarda medikal tedaviye ek olarak cerrahlar tarafından uygulanan tedaviler gerekli olmaktadır.

 

Kısaca özetlemek gerekirse, yılancık hastalığını oluşturan mikroorganizmaların üremesine zemin hazırlayan kolaylaştırıcı hastalıkların engellenmesi ya da tedavi edilmesi daha önceliklidir. Ancak her şeye rağmen yılancık hastalığı başladıysa mümkün olduğunca tedavisi erken yapılmalıdır. Aksi takdirde tedavisi aylarca hatta yıllarca sürebilen ciddi komplikasyonlarla uğraşmak zorunda kalınabilir. Yılancık Hastalığı eğer belirtileri başlar başlamaz bir dermatoloji hekimine gidilirse kolayca teşhisi konularak ayaktan tedavisi yapılabilen bir hastalıktır.

Dr. Ahmet ACAR
Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanı
Dr. Ahmet Acar

Dr. Ahmet ACAR

Dermatoloji Uzmanı

İstanbul Tıp Fakültesinden mezun olduktan sonra Uludağ Tıp Fakültesinde Dermatoloji, Alerji ve Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar üzerine 7 yıl süren Doktora ve üzeri çalışmalar yaptı.

1994’ten beri Sakarya’da Dermatoloji (Cildiye) Uzmanı olarak çalışan Dr. Ahmet Acar 33 yıllık meslek hayatı boyunca üniversite, devlet hastanesi, özel muayenehane hekimliği tecrübelerinin sağladığı birikimle hizmetlerine devam ederken tüm deri hastalıkları ve zührevi hastalıkların tedavilerini gerçekleştirmektedir. Bununla birlikte yüz gençleştirme, estetik lazer yöntemleri, cilt bakımları ve HPV tedavileri en çok hizmet verdiği alanlardır.

En çok okunanlar

DOLAMA NEDİR? DOLAMA NEDEN OLUR VE NASIL GEÇER?

KASIK MANTARLARININ BELİRTİLERİ VE TEDAVİSİ

Dr. Ahmet Acar  - Hakkında

Dr. Ahmet ACAR

Dermatoloji Uzmanı

İstanbul Tıp Fakültesinden mezun olduktan sonra Uludağ Tıp Fakültesinde Dermatoloji, Alerji ve Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar üzerine 7 yıl süren Doktora ve üzeri çalışmalar yaptı.

1994’ten beri Sakarya’da Dermatoloji (Cildiye) Uzmanı olarak çalışan Dr. Ahmet Acar 33 yıllık meslek hayatı boyunca üniversite, devlet hastanesi, özel muayenehane hekimliği tecrübelerinin sağladığı birikimle hizmetlerine devam ederken tüm deri hastalıkları ve zührevi hastalıkların tedavilerini gerçekleştirmektedir. Bununla birlikte yüz gençleştirme, estetik lazer yöntemleri, cilt bakımları ve HPV tedavileri en çok hizmet verdiği alanlardır.

Dr. Ahmet Acar - Logo
Dr. Ahmet Acar - Deri hastalıklarının tedavisi dermatoloji uzmanının işidir.