Dr. Ahmet Acar İsilik Nedir? İsilik Neden Olur ve Nasıl Geçer?

İsilik Nedir? İsilik Neden Olur ve Nasıl Geçer?

Zamanla artan şehirleşme, bunun getirdiği hızlı ve sıkışık yaşam şartları, küresel iklim değişiklikleri sonucu ortalama sıcaklıkların yükselmesi gibi sebeplerle daha sık karşımıza çıkan hastalıklardan biri de ‘İsilik’tir. Görünümü, yanma batma hissiyle kişiyi huzursuz etmesi, cinsel yaşamı olumsuz etkilemesi bakımından önemlidir.

 

Farklı tipleri olan isilik başka deri hastalıklarıyla da karıştırılabilir. Bu durum yanlış tanı ve tedavi ile hastalığın uzamasına ve komplikasyonların oluşmasına sebep olabilir.

İsilik (Miliaria) Nedir?

Tüm yaş gruplarında görülebilmekle beraber bebek ve çocuklarda daha fazla görülen, yanma, batma, kaşıntı hissi veren, küçük pembe, kırmızı renkte döküntülerle kendini belli eden bir deri hastalığıdır. Bazen döküntüler saydam ya da irinli de olabilir.

 

Bütün coğrafi bölgelerde ve iklimlerde görülebilir. Ancak tropikal iklimin hakim olduğu bölgelerde, sıcak ve nemli havada görülme sıklığı artmaktadır.

İsilik Neden Olur?

İsilik doğumdan itibaren bütün vücut yüzeyinde faaliyet gösteren ve yaşam boyu çok önemli fonksiyonları olan ekrin ter bezlerinin deriye açılan boşaltma kanallarının tıkanması ile ter akımının önlenmesi sonucu oluşur. Ter bezi kanallarının tıkanması ya aşırı terleme ile ya da terin boşaltılmasını engelleyen sebeplerle gerçekleşir.

İsilik Türleri Nelerdir?

Ter bezi kanalındaki tıkanma farklı düzeylerde olabilir. Tıkanmanın düzeyine ve şiddetine göre 4 farklı türde isilik karşımıza çıkabilir;

Miliaria Kristalina (Saydam İsilik) Nedir?

Bebeklerde yaygın görülür. Çevresinde kızarıklık olmayan şeffaf kesecikler şeklindedir. En çok gövdede görülür. Hızla ortaya çıkan bu minik berrak kesecikler aynı hızda yırtılır ve ince soyulma ile sonlanır. Genellikle güneş yanığı ya da ateşli hastalıklar sonrası oluşur. Kaşıntı yapmaz.

 

Ter bezi kanalındaki tıkanma çok yüzeyseldir. Üst derinin en dışı olan korneum tabakasının altında içi su dolu kabarcıklar oluşur. ‘Sudamina’ adıyla da anılan bu tabloda 1-2 mm çapında, ince duvarlı, su damlası gibi görünen kabarcıklar vardır.

Miliaria Rubra (Kırmızı İsilik) Nedir?

Halk arasında isilik denince en çok bu tür akla gelir. Çocuklarda ve bebeklerde daha fazla rastlanır. Yanma, batma, bazen kaşıntı vardır. Vücut genelinde özellikle sürtünme ve kıvrım bölgelerine yerleşir. Bebeklerde en çok boyun, kasık ve koltuk altında rastlanır. Kırmızı, konik biçimli kabarıklıklar veya küçük içi su dolu kabarcıklar görülebilir.

 

Ter bezi kanalındaki tıkanma üst derinin (epidermisin) daha derin bölümündedir. Yırtılmayla kanal çevresinde içi su dolu kabarcık (vezikül) oluşur. Bu kabarcıklar pembe kırmızı renktedir.

Miliaria Profunda (Derin İsilik) Nedir?

Çok nadir görülür. Tropik bölgelerde daha sıktır. Fiziksel aktivite sırasında terleyen yetişkinlerde ortaya çıkar. Kırmızı isilik tekrarladıkça derinleşip derin isiliği oluşturur. Yanma hissi yoktur.

 

Ter bezi kanalları derin bölgede tıkandığından terleyememeye (anhidroz) sebep olur. 1-3 mm çapında, tekdüze, ter bezleri kanal çıkışlarının olduğu bölgede kaz derisini andıran kırmızımsı kabarıklıklarla kendini belli eder.

Miliaria Püstüloza (İrinli İsilik) Nedir?

Kırmızı isilik derinleşip ilaveten irin oluşursa cilt yüzeyinde içerisinde cerahat bulunan kabarcıklar oluşur. İmpetigo’ya benzeyen görüntüsü vardır.

İsilik Bulaşıcı mıdır?

İsilik bulaşıcı değildir. Ancak 4 isilik tipinden biri olan irinli isilikte tıkanıklığa ilave olarak bakteriyel enfeksiyon eklenebildiğinden bu durumda bulaşıcı olabilir.

 

Diğer yandan bebeklerde Miliaria Rubra (Kırmızı İsilik) üzerine yerleşen bakterilerin oluşturduğu apseler ‘Periporitis Stafilogenes’ adını alır ve daha derin olanları ise ‘Multipl Ter Bezi Apsesi’ adını alır ki bunlar bulaşıcıdırlar.

İsiliğe Neden Olan Faktörler Nelerdir?

Ter bezi gözeneklerinin tıkanma nedeni her zaman anlaşılamayabilir ancak çoğunlukla belli bir sebebi vardır. Bazen birden çok sebep bir araya gelebilir. Aşağıdaki faktörler isiliğin oluşumunda hazırlayıcı rol oynarlar;

 

Bazı Giysiler: Sentetik, deriyi aşırı basınca maruz bırakan, cilde sürtünen giysiler terin buharlaşmasını engelleyerek ve cildi tahriş ederek isilik gelişmesini tetikler.

 

Aşırı Terlemek: Aşırı terlemeye yol açan enfeksiyon hastalıkları, metabolik hastalıklar, onkolojik hastalıklar isilik oluşumunu arttırır.

 

İklim: Aşırı sıcak ve nemli havanın hakim olduğu tropikal iklim bölgelerinde isilik görülme ihtimali artar.

 

Fiziksel Aktivite: Bazı sporlar ve sıcak ortamda aşırı fiziksel aktivite isilik oluşumuna yol açabilir.

 

Vücudun ya da Ortamın Aşırı Isınması: Üst üste giyinme, birkaç yorgan ya da battaniye altında uyuma, elektrikli battaniye, ısıtıcılara çok yakın oturma isiliğine neden olabilir.

 

Uzun Süreli Yatak İstirahati: Ateşli bir hastalık sebebiyle, felç geçirdiği için ya da ameliyat sonrası uzun süre yatmak zorunda kalan kişilerde isilik görülme ihtimali artar.

 

Bazı Kozmetikler: Yoğun vücut losyonları, bazı kremler, boya ve parfüm içeren kozmetikler isilik oluşumuna yol açabilir.

 

Obezite: Terlemeyi ve kıvrım bölgelerinde sürtünmeyi arttırarak isiliğe sebep olur.

 

Tozlu ve Kirli Ortam: Ter bezlerinin gözeneklerini tıkayarak isiliği arttırır ve derinleştirir.

İsilik Belirtileri Nasıldır?

Her yaş grubunda görülebilse de en çok bebek ve çocuklarda görülür. Yaş gruplarına göre bazı farklar olabilir. Bunlar aşağıda belirtilmiştir;

Bebek ve Çocuklarda İsilik

Bebek ve çocuklarda görülen isilik annelerin telaşlanmasına sebep olabilir. Daha çok sıcağa bağlı terleme ya da ateşli hastalık sonrasında oluşur. Kış aylarında da çok kalın giydirilen ya da çok sıcak ortamda uzun süre bulunan bebeklerde oluşabilir. Tüm vücutta görülebileceği gibi özellikle çok terleyen bölgelere yerleşir. En çok yüz, boyun, sırt, göğüs ve uyluk bölgesinde görülür. Bezli bebeklerde bez yeterli sıklıkta değiştirilmezse göbek, bel ve popo bölgelerinde sıkça görülür.

 

Bebeklerin derisi ince ve hassas olduğundan ısı değişimine kolay uyum sağlayamaz. Bu yüzden isilik daha fazla oluşur. Açık ten renkli bebekler daha riskli gruptadır. Özellikle aşırı kilolu bebek ve çocukların baş ve kıvrım bölgelerinde isilik daha çok görülür. En sık görülen şekiller Miliaria Kristalina (Saydam İsilik) ve Miliaria Rubra (Kırmızı İsilik)’dır. Nadiren Miliaria Püstüloza (İrinli İsilik) görülebilir. Genellikle saydam ya da kırmızı bazen irinli olan deri belirtileri yanma, batma ve kaşıntı oluşturabilir.

Yetişkinlerde İsilik

Daha çok boyun, sırt, göğüs, bacak arası ve kıvrım bölgelerinde oluşur. Sıcak iklim, aşırı kilo, terlemeyi arttıran hastalıklar, bazı ilaç kullanımları, aşırı spor, kadınlarda yanlış ped seçimi ve vaktinde ped değiştirmemek erişkinlerdeki isiliğin oluşumunu kolaylaştırır.

 

Genellikle Miliaria Rubra (Kırmızı İsilik) ya da Miliaria Püstüloza (İrinli İsilik) şeklinde belirtilerle karşımıza çıkan deri belirtilerine sıklıkla yanma batma ve kaşıntı hissi eşlik eder.

İsilik Komplikasyonları Nelerdir?

Tek başına isilik kişiye verdiği yanma, batma ve kaşıntı gibi rahatsızlıkların dışında önemli bir problem oluşturmaz. Ancak deri bütünlüğünü bozan bir durum olduğundan üzerine eklenen bakterilerle ciddi sonuçları olabilen bir enfeksiyon halini alabilir. Bu durumda aşağıdaki komplikasyonlar oluşabilir;

 

Sellülit: Deri ve deri altı lenf damarlarının iltihaplanmasıdır.

 

Böbrek Sorunları: Özellikle bir tür böbrek iltihabı olan glomerulonefrit hastalığı oluşabilir.

 

Yara İzi: Derin seyreden iltihaplar iz bırakabilir.

İsilik Nasıl Önlenir?

İsilik ter bezi boşaltım kanallarının tıkanmasıyla oluştuğundan terlemeyi arttıran faktörleri azaltmak ve terin boşalmasını sağlayan kanalın tıkanmasına yol açan unsurları hafifletmek isilik oluşumunu da azaltacaktır. Bunlar aşağıda belirtilmiştir;

  • Bebekler yaz aylarında sık yıkanmalı ve kat kat giydirilmemelidir. Rahat, bol ve doğal kıyafetler tercih edilmelidir.
  • Bebek bezleri ve terli giysileri sık sık değiştirilmelidir.
  • Sıcak, nemli ve havalanmayan ortamlarda uzun süre kalmamalı ve uyumamalıdır.
  • Nevresim, çarşaf ve çamaşırlar sık sık değiştirilmelidir.
  • Yatak, yorgan, yastık kılıfları ve çarşaflar pamuklu olmalıdır.
  • Yetersiz su tüketimi kadar abartılı su tüketimi de doğru değildir. Bu yüzden yaş, cins, meslek ve mevsime göre değişen şekilde yeteri kadar su tüketilmelidir.
  • Sentetik, koyu renkli ve sıkan kıyafetler tercih edilmemelidir. Bunun yerine pamuk, keten gibi doğal ipliklerden yapılmış açık renkli çamaşırlar tercih edilmelidir.
  • Mevsime uygun olmayan, abartılı kat kat kıyafetler giyilmemelidir. Kış aylarında dışarıdan sıcak iç ortama geçildiğinde fazla kıyafetler çıkarılmalıdır.
  • Kalitesiz ve doğal içerikli olmayan kozmetikler kullanılmamalıdır.
  • Mümkün olduğunca ideal kilo aralığı muhafaza edilmelidir.
  • Tozlu ve kirli ortamlarda çalışmak zorunda kalındığında çalışma sonrası mutlaka duş alınmalıdır.
  • Aşırı terlemeye yol açan sporlar yapıldığında hemen duş alınmalı ve temiz kıyafetler giyilmelidir.

Kasık ve Genital Bölgede İsilik Gelişimi Nasıl Önlenir?

Sürtünme ve terlemeye aşırı maruz kalan önemli bir isilik bölgesi olan kasık ve genital bölge açısından aşağıdaki hususlara dikkat edilmelidir;

  • Mümkün olduğunca aşırı kilolardan sakınmalı, obezite varsa uzman denetiminde diyet yapılmalıdır.
  • İç çamaşırları deriye basınç uygulamayan ve doğal malzemeden olmalıdır.
  • Aşırı terlemeye yol açan hastalıklar varsa tedavi edilmelidir.
  • Bu bölgede yerleşen mantar veya egzama gibi hastalıklar varsa mutlaka bir dermatoloğa başvurulmalıdır. Bir deri hastalığı diğerlerini de tetikleyici olabilir.
  • Genital bölge kıllarının temizliği sık aralıklarla yapılmalıdır.

İsilik Hangi Hastalıklarla Karıştırılabilir?

Çok yüzeysel yerleşen ve kızarıklığın olmadığı Miliaria Kristalina (Saydam İsilik) başka hastalıklarla pek karıştırılmaz. Ancak kızarıklığın mevcut olduğu, deride kabarıklıklar ve irinle kendini belli eden diğer isilik türleri aşağıdaki hastalıklarla karıştırılabilir;

  • İlaçlara bağlı deri döküntüleri
  • Beşinci hastalık, altıncı hastalık, kızamık ve kızamıkçık gibi bazı viral hastalıklar
  • Atopik Dermatit, Kontakt Dermatit (Temas Egzaması) gibi bazı egzama türleri
  • İmpetigo (özellikle Foliküler İmpetigo)

İsilik Tedavisi Nasıldır?

Temel prensipler aşırı terlemeyi azaltmak, terin akışını kolaylaştırmak ve kişisel hijyene dikkat etmektir. Yani hastalığın tedavisi aynı zamanda isiliği önleyici tedbirleri de içermektedir. Bunları sağlamak için aşağıdakilere dikkat edilmelidir;

  • Gereğinden fazla kat kat giyinmekten ve tahrişten kaçınılmalıdır.
  • Sıcak, nemli ve havasız ortamlardan uzak durulmalıdır.
  • Terletmeyen, pamuklu kıyafetler tercih edilmelidir.
  • İsilik yeni oluştuğunda soğuk kompres uygulamak, sık sık ılık duş almak, vücudu serin tutmak, terli kıyafetleri hemen değiştirmek ve pamuklu kıyafet giymek isiliğin birkaç günde yok olmasını sağlayabilir.
  • Banyo sonrasında vücut güzelce kurulanmalıdır.
  • Temiz deniz suyu gözenekleri açarak isiliğin yok olmasına yardımcı olacaktır.
  • Dermatoloji hekimi isiliğin tipine, şiddetine ve yaygınlığına göre gerekli gördüğü harici tedavileri uygular. Saydam İsilik ve Kırmızı İsilik daha çabuk tedavi edilebilirken İrinli İsilik ve Derin İsilik tedavileri daha uzun zaman alır.

 

Yukarıdaki açıklamalardan anlaşılabileceği gibi isilik çok yayılmamış ve yüzeysel haliyle basit önlemlerle kontrol altına alınabilir. Ancak ihmal edilip vücuda yayıldıkça ve deride derinleştikçe kontrolü ve tedavisi daha zor ve zaman alıcı bir durum alır. Bir de üzerine ikincil (sekonder) enfeksiyonlar da ilave olursa tedavi daha da zorlaşır. Bu yüzden isiliğin erken dönem belirtileri geçmez aksine deride sıcaklık, ödem, kızarıklık artışı ve cerahat oluşumu gözlenirse, ayrıca belirtilere ateş, halsizlik, iştahsızlık, lenf bezi şişlikleri ilave olursa mutlaka bir dermatoloji hekimine başvurulmalıdır.

Dr. Ahmet ACAR
Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanı
Dr. Ahmet Acar

Dr. Ahmet ACAR

Dermatoloji Uzmanı

İstanbul Tıp Fakültesinden mezun olduktan sonra Uludağ Tıp Fakültesinde Dermatoloji, Alerji ve Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar üzerine 7 yıl süren Doktora ve üzeri çalışmalar yaptı.

1994’ten beri Sakarya’da Dermatoloji (Cildiye) Uzmanı olarak çalışan Dr. Ahmet Acar 33 yıllık meslek hayatı boyunca üniversite, devlet hastanesi, özel muayenehane hekimliği tecrübelerinin sağladığı birikimle hizmetlerine devam ederken tüm deri hastalıkları ve zührevi hastalıkların tedavilerini gerçekleştirmektedir. Bununla birlikte yüz gençleştirme, estetik lazer yöntemleri, cilt bakımları ve HPV tedavileri en çok hizmet verdiği alanlardır.

En çok okunanlar

DOLAMA NEDİR? DOLAMA NEDEN OLUR VE NASIL GEÇER?

KASIK MANTARLARININ BELİRTİLERİ VE TEDAVİSİ

Dr. Ahmet Acar  - Hakkında

Dr. Ahmet ACAR

Dermatoloji Uzmanı

İstanbul Tıp Fakültesinden mezun olduktan sonra Uludağ Tıp Fakültesinde Dermatoloji, Alerji ve Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar üzerine 7 yıl süren Doktora ve üzeri çalışmalar yaptı.

1994’ten beri Sakarya’da Dermatoloji (Cildiye) Uzmanı olarak çalışan Dr. Ahmet Acar 33 yıllık meslek hayatı boyunca üniversite, devlet hastanesi, özel muayenehane hekimliği tecrübelerinin sağladığı birikimle hizmetlerine devam ederken tüm deri hastalıkları ve zührevi hastalıkların tedavilerini gerçekleştirmektedir. Bununla birlikte yüz gençleştirme, estetik lazer yöntemleri, cilt bakımları ve HPV tedavileri en çok hizmet verdiği alanlardır.

Dr. Ahmet Acar - Logo
Dr. Ahmet Acar - Deri hastalıklarının tedavisi dermatoloji uzmanının işidir.